Çağdaş Kâfirler

Kafir, Cehennem hapishanesinde sonsuz azap görecek kişidir. Peki kafir ne yaptı, suçu nedir ki bu kadar büyük bir cezayı hak ediyor ?

Kafirin suçu tek kelimeyle “hakkı gizlemek” Yapılan iyiliği görmezden gelmektir. İyiliğin üstünü örtmek, var olan yok göstermektir. İşte Allah katında en büyük suç budur. Yoksa kafir haktan haberi olmayan cahil kişi değildir. Bilakis kafir hak ve hakikati görmüş, iyice bilmiş anlamış, ancak içindeki fesatlıktan ötürü bunu itiraf etmekten geri duran, bile bile reddeden inatçı ve kibirli kişidir.

Allahın kafire ne denli gazap ettiğini ve kafiri neden Cennetten ebedi mahrum edeceğini etrafı kafirle dolu bu dünyadan kolayca anlayabiliriz.

Mesela İstanbul trafiği ne kadar sıkışık bilirsiniz. Mevcut iki köprüye rağmen işe gidiş çıkış saatlerinde karşıya geçmek içkenceye dönüşür. Yeni bir köprü, bir tünele ihityaç olduğu gün gibi meydandadır. Bu köprü ve tüneli yapmak her gün trafik işkencesi çeken bu insanlara yapılacak en büyük iyilik olacaktır şüphesiz..

Köprü de yapılır tünel de.. Ve nankör kişi burada ortaya çıkar ve yapılan iyiliği reddeder. Her gün kullanacağı köprüler yollar hakkında sinir bozacak laflar eder ve hizmetin aleyhinde konuşur.. Bu iyiliğin sahibi olan siz o an elinizde olsa ne yaparsınız ? O köprüyü, o tüneli bu nankör herife yasaklamak istersiniz değil mi !? Evet.

Iste bu yüzden, Allahın nimetlerini yalanladığı icin kafir Cennet yüzü göremez.

Nankörlük kötü huylu hastalıktır, sirayet eder. Bir iyiliği inkar ede dursun, diğerine teşekkür etmez onu da inkar eder.

Örneğin düne kadar hastane diye köhne bakımsız yıkık dökük binalarda sabahın altısında kuyruğa girerdi insanlar. İtiş kakış saatlerce sıra gelmez, sonunda çatık kaşlı bir doktor suratınıza bile bakmadan bir reçete karalar ve dakkada çıkardınız yanından..

Şimdi şehir efsanesi gibi hastaneler inşa edilmiş en nezih, en şık binalar en ileri imkanlar, insan bakmaya ayakkabı ile girmeye kıyamıyor.. Evden randevu sistemi, yarım saat beklemeden sıran geliyor, efendi efendi girip çıkıyorsun.. Devlet herkesi sigortalı yapmış bir çok hastalığın bakımı tedavisi bedava..

Ancak bu kadar iyilik karşısında o nankör herif çıkıyor bunca nimeti inkar ediyor.. bir tek teşekkür yok, bir küçük itiraf yok, üstelik karalıyor..

İşte Kuran ve Sünnetin tabiriyle kafirliğin danişkası. işte kişiyi Cehennemin dibine sokacak en adi suç budur !

“Ama dine göre kafir Allahı inkar eden kişidir” demeyin. Evet Allahı inkar etmek kafirliğin en üst seviyesidir ancak iyiliği inkar etmenin adı yine “kafirliktir” ve cezası Cehennemi boylamaktır

Bir vaazında Peygamber efendimiz sas kadınlara hitaben buyurdular: Ey kadınlar topluluğu Allah için sadaka vererek kendinizi Cehennem ateşinden koruyunuz. Çünkü Cehennem bana gösterildi, gördüm ki çoğunluğu kadınlar. Çünkü kadınlar iki şeyi çok yaparsınız: çok lanet, beddua edersiniz “Allah belanı versin Allah kahretsin” gibi ve kafirlik edersiniz. Hayır Allaha karşı değil. koca hakkını, size yapılan iyiliği inkar edersiniz. Biri size bir ömür iyilik etse sonra ondan bir şeycik görseniz “Ben zaren senden hiç hayır görmedim ki” deyiverirsiniz..”

Buhari Müslimin ittifakla aktardığı bu hadisi şerifte de görüldüğü gibi kişiyi Cehenneme sokan şey yapılan iyiliği inkar etmek olmuştur, sadece Allahı değil.

O yüzden İslamda “nankörlük” aynen Allahı inkar kelimesi gibi “küfür” ile ifade edilir. ve her ikisinin cezası ateştir.

Çare

Nimetin zevalini sağlayacak, göğün toprağın bet bereketini kaçıracak bu nankörlerin köşe başlarını istila etmesi bir millet için en büyük bela ve mahrumiyettir. Bu bela ve istiladan kurtuluş ve nimetin devamını temin, ancak nimetlerin şükrünü ifa ile olacaktır. Bize düşen de budur. Hala elde olan nimetlere şükretmek; Namazı dosdoğru kılmak, Zekatı vermek, Cihadı elden bırakmamak, elinde mühür olanlar adaletli olmak. Başka kurtuluş yok.

Yüce Allah “Ve hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle bildirmişti: Yüceliğim hakkı için eğer şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım ve eğer nankörlük ederseniz hiç süphesiz azabım çok siddetlidir.” İbrahim:7

isa erdoğan, 21.04.2019

İsa Erdoğan

1994-2000 İstanbul Mahmud Efendi Medresesinde Yüksek Tahsil ve İcazetname. Görev yeri: Izmit,Edirne,Beyoğlu,Bayrampaşa,Küçükköy. Medrese ve Cami

You may also like...