Medresenin Akibeti 2

Medrese Allah ve Rasulünden gelen ilim irfan ve hikmeti muhafaza eden, islâmî ilmleri ders verip neşreden ilim merkezi..

Ilk Medrese Mescidi Nebeviye bitişik Rasulullahın Medresesi ve Ashab-ı Suffa. Salat ve selam Ona ve Ashabına..

Medrese, İmam Gazaliyi yetiştiren Nizamiye Medreseleri ile gelişti, Molla Husrev, Molla Gurânileri yetiştiren Fatih Medreseleri ile zirvelere tırmandı ve Cumhuriyetle birlikte yerine açılan batı menşeli mektepler eliyle medresenin içi boşaltıldı nihayet Tevhid-i tedrisat kanunuyla yok edildi.

Tamam islamın kaynağını kuruttuk. Sultanla birkikte Allahı da iktidar koltuğundan indirdik. Din adamlarını astık kestik öldürdük” dedikleri o anda Medrese küllerinden yeniden doğdu.

Muhammed ümmetinin İncilde verilen misali ‘Kafirleri kızdıran ziraatçileri sevindiren Ekin gibidirler.. ölü topraktan başlarını çıkarır yeniden ayağa dikilir serpilir kuvvetlenirler ” “Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar..” Maide:54

Bu ayetlerin vaadi gereği Allah bu Ümmete 15. Asrın başında yeniden bir müceddid gönderdi ve Onun eliyle Medreseyi, Kuran ilimlerini, Rasulullahın Sünnetini ihya etti ve Dîn-i Mübin-i Islamı tecdid eyledi.

Medreselerin kapatılması, alimlerin asılması türünden esen kahpe rüzgarlar etkisinde hayatta kalan ilim erbabı sinmiş, köşelerine çekilmiş idi..

Doğuda yaşayan bir medrese hocasının anlattıkları korkunun boyutlarını gözler önüne sermeye yeter:

“Medreseleri kapatan kanun çıkmış, arabi kitap okumak ve okutmak yasak edilince ben de bütün kitaplarımı topladım bir sanduka içine koydum evin çatısına çıkarıp gizledim. Yirmi yıl sonra onları açıp elime aldığımda gördüm ki bütün kitaplarımı kurtlar yemiş, sayfalar lime lime olmuştu”

Ancak Allahtan korkan ve kafir zalimlerden korkmayan Allahın erleri de vardı meydanda.

Bunlar içinde en şecaatli, tavizsiz ve istikamet sahibi şüphesiz Mahmud Efendi Hazretleri idi. Jandarma tehtidi mahkeme korkusu altında bile Kuran ilimlerini hem okutuyor, hem de bütün inkılap kanunlarına aykırı olarak Sarığı sakalı, şalvar cübbesiyle cihad ediyor, bütün küfür ve ilhad komitelerine tek başına adeta meydan okuyordu.

Bir talebesi şöyle anlattı: “Mamud Efendi Hazretlerinden camide ismailağada okurken arapça kitaplarımızı bir ninenin evinde saklıyor, her gün yalnız bir sayfa kopararak tahsilimize devam ediyorduk. Bir baskın anında kitaptan ilimden mahrum kalmamak için..”

Mahmud Efendi Hazretleri her köye her mahalleye medrese açma seferberliğini o esen inkar kasırgası altında gerçekleştirdi. Ilk talebelerini Miçço köyünde camide yetiştirdi. Askere daha gitmemişken mezun verdi, icazetname verdi..

O günleri yaşayan (Kovacı Dede Camii imamı) Mustafa Efendi şöyle anlatıyor  “Hocamız Mahmud Efendi Hazretleri bizi köyde imamlık yaptığı camide okuttu. Biz talebeler Camide yatıp kalkar, o da gece gündüz başımızda, haftanın altı günü bizimle camide kalırdı. Sadece bir gece evine giderdi. Ahşaptan yapma bir odası vardı tahtaların aralığından içerisini görürdük.. onu hiç yatarken görmüş değiliz. Bizi yatırdıktan sonra odasına çekilir gece bizi teheccüte kaldırırdı” Bekar mıydı o zaman diye soruldu? “Olur mu ! evliydi evi Camiye yüz metre uzaktaydı hatta çocukları da vardı..”

dvm edecek inşallah 

Isa erdoğan 29.09.2018

İsa Erdoğan

1994-2000 İstanbul Mahmud Efendi Medresesinde Yüksek Tahsil ve İcazetname. Görev yeri: Izmit,Edirne,Beyoğlu,Bayrampaşa,Küçükköy. Medrese ve Cami

You may also like...